
Bu nasıl bir maymun iştahlılık. Ne görürsem alma isteğim nedendir bilmiyorum hiç ama hiç bitmiyor.Mağaza da görsem,alıyorum, inter nette görsem alıyorum, arkadaşlarımda görsem aynısından istiyorum. Bunun bir hastalık olduğunu düşünüyorum artık.
Günler su gibi akıp gidiyor. Kendim için bir şeyler yapmak istiyorum. Ama ne? Seneye memuriyette 20. Yılımı dolduruyorum. Ne kadar çabuk geçti gerçekten. Klişeleşmiş bu lafları duymak size çok sıradan gelebilir. Ancak gerçekten zamanla resmen yarışıyoruz.
Önceleri kendime yemeklerini kendimin yapacağı küçük butik bir restoran açmak isterdim. Ancak Afyon’a çok güvenemiyorum. Burası çok ilginç bir şehir. Modern görünümün altında hala çok tutucu bir şehir. Hayal kırıklıkları yaşadığım anlar çoktur bu şehirde. İnsanları katı, kapalı ve ben bilirim havalarında. Haaa, bu kadar eleştiri yaparken mutsuz olduğum falan düşünülmesin sakın. Mutluyum çünkü çekirdek ailem yanımda. Bu şehirden beklentim çok fazla yok. Bizim gibi mecburi nedenlerle diğer illerden gelen pek çok aile var. Dostum çok. Aile olarak uyumlu tipler olduğumuz için belki de. Zaten Afyonlu okuyan gençler büyükşehirlere göçüyor, bizim gibi dışarıdan gelenler kentte zaman geçiriyor.
Neyse diğer bir düşüncem bir butik açmak. Ama nasıl yapılır, nasıl işletilir hiçbir fikrim yok. Sadece almaya alışık olan ben, hesapla kitapla alakam yok. O yüzden kendime güvenemiyorum. Ama bir şeyler istiyorum.
Diğer taraftan bu şehirde yerleşmek istemediğim ve bir gün mutlaka İzmir’e döneceğim düşüncesi ile burada böyle bir yatırım yapmak istemiyorum. Ama ne zaman ve hangi şartlarda döneceğimiz meçhul olduğundan bu şevkimi de kaçırmak istemiyorum. Ama burada yapılan bir iş hareketi burada geçecek olan zamanı arttıracaktır mutlaka. O nedenle ne yapılabilir kısmında kalakaldım.
Yanımda kardeşlerden biri olsaydı keşke. Çok kardeşiz ama hiç kardeş gibi yaşıyoruz. Her birimiz ayrı şehirlerde. Bu tür destek ve fikir gerektiren konularda en azından yardımcı olan birileri olurdu.
Offf offff…..